Translate

8 Nisan 2014 Salı

Ortadoğu'da Bir Kürt Devleti Kurulmuyor, İkinci Bir Yahudi Devleti Kuruluyor




Bu yazı bir özettir. Sayın Ramazan K. Kurt’un, 2008 tarihli 
“Yahudi Kürtlükten Nakşibendi - Halidi Şeyhliğine Barzaniler” adlı makalesinden 1  yaptım. 
Özeti yaparken, anahtar sözcük olarak sırasıyla 
“Yahudi, Yahudilik, Barzani, isyan” 
sözcüklerine öncelik tanıdım.

***

Barzani aşireti, Osmanlı Türkiye'sinin parçalanmasının ardından, Türkiye Cumhuriyet’ine karşı kullanılmak üzere ABD-İsrail-İngiltere üçlüsünün semirttiği bir "mayın eşeği"dir. Barzani aşireti her fırsatta Osmanlı Türkiye'sine isyan etmişti.

Yahudi Barzani ailesi Yahudilikten Müslüman Nakşibendî-Halidi tarikatına doğru müthiş bir dönüşüm yaşamıştır. Yahudi Kürt Barzani ailesi 19. Yüzyılda birden hidayete ererek Müslüman oluyor. Barzaniler 1900'lere kadar Barzan köyünde kurdukları tekkelerde pek çok Nakşibendî-Halidi mürit yetiştirdiler.

1900'lerden günümüze kadar Barzan köyü İngiliz, Yahudi, Rus, İran, İsrail ve ABD ajanlarının uğrak yeri oldu. Barzan köyü-kasabası Türkiye, Irak ve İran sınırının kesişme noktasında yer alıyor. Barzan önce Yahudi hahamlar sonra da Nakşibendî tarikatı şeyhleri ile ve Kürt milliyetçiliğinin cazibe merkezi olarak varlığını sürdürdü. Barzan Türkiye sınırına 15, Kürt aşiret reislerinin büyük çoğunluğu Kadiri tarikatına mensupken Barzaniler ile birlikte bölgeye Nakşibendî-Halidi tarikatı da yerleşmiştir. Barzan, Kabala ve Tevrat merkezi olması dolayısıyla Mesihçi inançların merkeziydi. Yani Yahudi Mesihçiliği bölgede Barzan merkezli olarak yayılmıştı. Barzan Yahudiler için ikinci Kudüs'tü.

Barzani ailesine ait Nakşibendî-Halidi şeyhler müritlerine bağımsız Kürdistan fikrini aşılamaktaydılar. Osmanlı Türkiye'si içindeki ilk fikrî anlamda, eylem anlamında Kürt isyanını başlatan ilk Barzani, Nakşibendî-Halidi Şeyhi I.Abdüsselam, müritleri tarafından Mehdi olarak kabul ediliyordu. Barzaniler Yahudi kökenlerini gizlemek için Şafi mezhebine inanan Kürtler üzerinde İslam, yani Nakşibendî-Halidi tarikatı üzerinden siyaset yapmaya yönlendirildiler. Zaman içinde bölgede dini nüfuzlarını artırdılar.

Kürt isyanları ile Barzani aşiretinin ortaya çıkışı hemen hemen aynı zamanlara denk geliyor. Barzani aşiretinin yaklaşık 200 yıllık macerası Osmanlı Türkiye'sinin zayıflaması ile başlıyor. Aynı tarihler, Siyonistlerin İsrail devletini kurmak için Yemen'den Filistin'e bölgeyi karış karış dolaştığı zamandır da. Her nedense Yahudi ve İngiliz "gezginler"in yolu bir vesileyle Barzan köyüne hep düşmüş.

Barzanlı Yahudi Kürt Taceddin Barzani'nin Nakşibendî tarikatı Şeyhi Taha Nehri'den "icazet" alarak Barzan köyünde tekke açması. Burada üzerinde durulması gereken bir husus var. Şeyh Taha Nehri'nin tam adı: "Seyyid" Taha Nehri el Hakkâri'dir. "Nehri" Şemdinli'nin Bağlar kasabasının adıdır. Türk ve Araplarda "Nehri" veya "Hakkari" şeklinde kişi adı ve soyadı yoktur. Yerleşim yerlerinin insan ismi olarak kullanılması Yahudilerde yaygındır. Hakkari'de de Yahudi Kürtlerin olduğunu biliyoruz.

Şeyh Ubeydullah 1880 yılında ve aynı tarihlerde Cüneyt Zapsu'nun da mensubu olduğu Bedirhan aşireti lideri Bedirhan, Osmanlı Türkiye'sine isyan ettiler. Nakşibendî-Halidi Şeyhi II. Abdüsselam Barzani liderliğindeki Kürt isyanı ise 1907 ve 1909'da İngilizlerin desteği ile gerçekleşti. Abdüsselam Barzani'nin Osmanlı padişahına yazdığı mektupta dile getirdiği istekler ile bugünün PKK'sı veya tarikatçı Kürtçülerin istekleri aynı: "Kürtçenin bölgede resmi dil olması, bölgeye tayin edilecek resmi görevlilerin Kürt olmaları, okullarda Kürtçe öğrenim yapılması…

"Nakşibendî-Halidi Kürt Şeyhi Abdüsselam Barzani, Osmanlı Türkiye'si tarafından 14 Aralık 1914'te Musul'da idam edildi. Şeyh Abdüsselam, bugünün Mesud Barzani'sinin babası Molla Mustafa Barzani'nin ağabeyidir. Yani Mesud Barzani'nin amcası… Barzani ailesinin adı yaklaşık 200 yıldır hep isyanlarla, sürgünlerle, İngiliz, Yahudiler, Ruslar, İsrail, İran ve ABD ile birlikte anılmaktadır.

***

Bölgenin en büyük Kürt aşireti Caf'a mensup Pir Mikail'in oğlu Nakşibendî Şeyhi Halidi Bağdadi etkisini giderek artırıyordu. Şeyh Halid Hindistan'a gidip Nakşibendî Şeyhi Abdullahi Dehlevi'den el aldı. Şeyh Halid artık Kadiri değil Nakşibendî'ydi. Bağdat valisinin koruması altında Şeyh Halid Süleymaniye'de "Halidiye tekkesi"ni kurdu. Bağdadi kurduğu bütün dergâhlarda, medreselerde Kürtçeyi eğitim dili haline getirdi. Bugün Türkiye'de dört büyük Halidi tekkesi var.

İslam tarikatları içinde en Ortodoks biri olan Nakşibendî-Halidiye tarikatı, Barzani ailesine mensup şeyhlerin elinde İslami olmayan pek çok töre ve uygulamaya cevaz verdi. Mehdilik, Tanrılık, peygamberlik iddiaları domuz eti yeme ve şarap içme serbestisi gibi. Buna rağmen "Nakşibendî Barzaniler" Türkiye'deki, özellikle Kürt kökenli, Yahudi Kürt veya dönme kökenli Nakşibendî şeyhleriyle hep iyi ilişkiler içinde oldular.

Kürt isyan önderlerinin çoğunlukla Nakşibendî olmaları ilginç ve incelenmesi gereken bir noktadır. Sadece Osmanlı Türkiye'sinde değil, Cumhuriyet Türkiye'sinde de, Şeyh Said'den Menemen'deki ayaklanmayı organize eden Yahudi Kürt Şeyh Esad Erbil'e kadar isyana kalkışmaların liderleri Kürt veya Yahudi Kürt Nakşibendî-Halidi şeyhleri. Menemen isyanında yer alanların çoğunun Giritli Sabatayist ve Yahudi olması oldukça manidardır. Buradaki temel argüman Mehdilik ve İngilizlerin kendilerine yardım edeceği, Cumhuriyet Türkiye'sinin "kafir" bir yönetim olduğu şeklinde oldukça traji- komik iddialardır.

Kürtçü İslamcı Halidî tarikatı mensubu Şeyh Said 13 Şubat 1925'te 14 ili kapsayan isyanı başlattı. İsyan iki ayda bastırıldı bastırılmasına ama Türkiye çok ağır bedel ödedi. Musul ve Kerkük uçup gitti. Bu film İngiliz yapımıydı. Senaryonun aynı olduğu günümüzdeki yeni filmin yapımcısı ise ABD... Türkiye'deki Kürtçü isyanların hepsinin, PKK hariç Nakşibendî-Halidi tarikatına ait şeyhlerin önderliğinde gerçekleştiğini biliyoruz. Nitekim vatan haini Şeyh Said'in dedesi Şeyh Ali Septi, Kürtçe eğitimin başlatıcısı Şeyh Halid-i Bağdadi'nin halifelerindendi.

Menemen isyanının elebaşı Şeyh Muhammed Esat Erbil'in dedesi Şeyh Hidayetullah da Şeyh Halid-i Bağdadi'nin halifelerindendir. İstiklal Harbi esnasında İngilizler tarafından kışkırtılarak Delibaş Mehmet isyanını çıkartan Konyalı Zeynelabidin ve kardeşi de Nakşibendî-Halidi tarikatına bağlıydı. Açıkçası siyasal İslamcıların "din kardeşliği" ve "tarikat biraderliği" bir işe yaramamıştı. Ne Osmanlı'da ne de Cumhuriyet Türkiye'sinde. Çünkü başını Yahudi Kürt ve Kürt Nakşibendî-Halidi şeyhlerin çektiği Kürtçü isyanlar Osmanlının da cumhuriyetin de başına "Batı" tarafından emperyalizmin"Kürt poşusu" olarak dolanmaktaydı.

Nakşibendî-Halidî Yahudi Kürt Barzanî ile Marksist PKK el ele... 5 Kasım 2007 Bush-Erdoğan buluşmasından bu tarafa PKK İslamcı ve tarikatçı söylemlere yöneldi. Bir başka Nakşibendî-Halidi Şeyh Said Kürdi veya Said Nursi'nin posterleri artık Güneydoğu'daki PKK/DTP mitinglerini süslüyor.

Öte yandan en azından PKK'nın bir kanadı ABD-İsrail-İngiltere eksenince tasfiye edilerek yerine bir başka Said Nursî ekolü temsilcisi Nakşibendî F.Gülen cemaatiyle doldurulmak isteniyor. Gülen cemaati ile Barzaniler el ele Irak'ın kuzeyinde üniversite kurdular. F. Gülen cemaatinden bazı yazarlar, yazdıkları kitap ve makalelerde Barzani ailesinin Yahudi olmadığını ispat gayreti içindeler.

***

16. yüzyılda yaşamış Yemenli Yahudi seyyah Yahya el Zahiri hatıralarında Barzan, Erbil, Musul, Kerkük, Nusaybin ve Urfa'ya yaptığı seyahatlerden bahseder: "Buradaki Yahudi kardeşlerimizin cehaleti o kadar büyük ki, bir ibadeti bile doğru dürüst icra edemiyorlar ve büyük bir üzüntü ile itiraf etmeliyim ki, başka hiçbir yerde, Yahudi kardeşlerimizi bu kadar alçalmış ve ahlaksızlığa batmış bir şekilde bulmadım."

Kuzey Irak'ta asırlardır "tat" diyalekti ile konuşan, ticaret ve küçük zenaatlarla uğraşan, birçok kasaba ve köyde sayıları az da olsa bulunan Yahudilere rastlanmakta idi. Bunlar giyim kuşam konusunda da Kürtlere benziyorlardı. Ünlü Barzani ailesinden gelen hahamlar Kürdistan'ın birçok yerinde dinî çalışmalar ve eğitim için merkezler kurmuşlardı. Bu dinî merkezler, Mısır ve Filistin gibi uzak yerlerden bile öğrenci kabul ediyorlardı.

Irak'ın kuzeyindeki Yahudi Kürtlerle ilgili kayıtlar 12.yüzyıla kadar gitmektedir. Başta Barzan köyü ve çevresi olmak üzere Irak'ın kuzeyinde yaşayan Yahudi Kürt hahamlar ve rabbiler, 16. ve 17. Yüzyıl’da yazılı pek çok eser vermişlerdir. Bölgedeki Yahudi Kürtler 16.yüzyıldan itibaren Filistin topraklarına göç etmeye başlamışlardır. İsrail bir Yahudi şeriatı devletidir. Etnolojik olarak var olup olmadığı bilinmeyen kayıp on Yahudi kabilesi hadisesi vardır. Bunların biri veya birkaçının Irak'ın kuzeyinde olduğuna inanılmakta veya dünyanın ve bölge halkından insanların böyle inanması istenmektedir. Yahudi Kürt-Nakşibendî Halidi profiliyle Barzani ailesi "Arzı Mev’ud" için uygun bir figürdür.

Barzani aşiretinin bulunduğu Barzan bölgesinde Yahudi din adamları yetişmiştir. Ünlü hahamlardan Salim Barzani de Barzanlı-Barzani aşiretindendir. Barzani ailesinin 16. Yüzyıldaki kurucusu Haham Samuel Barzani'dir. Aile sonraki yüzyıllarda Erbil, Musul ve Kerkük yöresine yerleşti. Amerikan Yahudileri tarafından yüzyıl sonra kabul edilen ilk kadın Haham Asenath Barzani idi. Ve Yahudi cemaati tarafından büyük tepki gören Haham Asenath, Samuel Barzani'nin kızıydı. Günümüz Barzanilerinin atalarının Yahudi olduğundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Mustafa Barzani'nin yıllar sonra kurduğu ilişkiler, hahamlarla Sallum Barzani arasındaki temasların yıllarca sürdüğünü göstermektedir. Molla Mustafa Barzani, 1950'den beri sık sık ziyaret ettiği İsrail'de her zaman kuzey Irak kökenli, Kürtçe konuşan bir Yahudi hahamın, David Gabay'ın evinde kalmıştır. Barzani ailesinin 19. yüzyıldan beri Yahudi Siyonistlerle, 1950'den beri de İsrail ile sürdürdüğü siyasi ilişkilerinin bir soy ilişkisine dayandığı anlaşılıyor.

Amerika merkezli Yahudi lobilerinin desteklediği bir çalışma yapan Kevin Brook, baba tarafından Sefarad Yahudileriyle Kürtlerin akraba olduklarını ileri sürdü. Brook bu tespitini, 2001 yılında İsrailli bilim adamlarının yaptığı çalışmaya dayandırıyor.

Yahudiler Kürdistan'da 12 yerleşim yerinde bulunmaktadır. Kürdistan'daki Yahudi Kürt topluluğu, hahamlar ve fikir adamları çıkarmıştır. Rabbi David ve Rabbi Şimoil gibi sömürge liderleri, Barzani ailesinden Haham Metenail Helifi ve oğlu Haham Şimoil, Rabbi Şimoil ve kızı Eşnat, Haham Şamon bin Şimol bunlardan bazılarıdır. Bazı araştırmacılar, Irak'ın Kürt kesimindeki Yahudi grup ve cemaatlerin sayısının 146'ya ulaştığını söylüyor. Yahudi tarihçilere göre, Haham Nathanel Barzani'nin mezarı hala Barzan köyünde. Haham Samuel Adoni Barzani'nin mezarı ise Amediye'dedir. İsrail'den Irak'ın kuzeyine gelenler bu mezarları ziyaret etmektedirler.

***

Barzani ailesi ile MOSSAD hep ilişki içinde olmuştur. Uğur Mumcu'nun Cumhuriyet gazetesindeki son yazılarında Barzani-MOSSAD ilişkisinden sıkça belgelerle bahsetmesi onun katledilmesindeki birinci sebep olarak konuşuluyor. 1970'li yıllardaki bu ilişkiler bugün de sürüyor. Kürtler, sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa, ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında? Kuzey Irak'ta şu anda (2008) üniforma değiştirmiş 1300 İsrail askeri ve istihbarat görevlisi var. Peşmergelere yardım ediyorlar, bölgede hem sivil hem de Amerikan ve İngiliz üniformaları altında görev yapıyorlar. Ünlü gazeteci Seymour M. Hersh, 28 Haziran 2004 tarihli The New Yorker dergisindeki "plan B" başlıklı yazısında MOSSAD-Barzani ilişkisini deşifre ediyordu. MOSSAD Kürt Peşmergeleri eğitmekteydi.

Yahudi Kürt-Nakşibendî, Halidi tarikatı mensubu Barzani ailesi önderliğinde Irak'ın kuzeyinde 150 yıldır bir judeo-Kürt devleti kurdurulmak isteniyor. Bunun için Osmanlı'dan Cumhuriyet Türkiye'sine Kürtçü-tarikatçı isyanlar, ASALA, PKK ve nihayet yeniden Kürtçü-Nakşibendî-Halidi tarikat, Nurcu, Fethullah Gülenci cemaat, İsrail, ABD, İngiltere işbirliği ile Kürt devleti kurulmak isteniyor. Bunun için önce "Osmanlı modeli" aymazlığı ile Türkiye, "tarikat kardeşliği" yoluyla federasyona zorlanacak. Sonrası malum.

"Türkiye ve Irak'taki Kürtler arasındaki siyasi münasebet, Barzani'nin başarısıyla daha da perçinlendi. Bir kez daha tekrar edelim: Barzani ailesi ve Nakşibendî-Halidi tarikatı işbirliği ile 150 yıldır Irak'ın kuzeyinde Judeo-Kürt devleti kurulmak isteniyor. Elbette bu projede Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi de "Büyük Kürdistan", "Arzu Mev’ud" (vaad edilmiş toprak) sınırları içinde!...



Prof.Dr. Cihan Dura



 1  Ramazan K. Kurt, “Yahudi Kürtlükten Nakşibendi-Halidi Şeyhliğine Barzaniler”, 

Anlaşılıyor ki günümüzün "Lord Curzon"ları ABD ve İsrail başta olmak üzere, Bernard Lewis ve Samuel P. Huntington'un "Batı" olarak tanımladıkları.

CIA Ankara İstasyon Şefi ve Milli İstihbarat Konseyi eski Başkan Yardımcısı Graham E.Fuller'in 19 Ekim 2007 tarihinde "Ankara'nın ABD düşmanlığının soykırım kararlarından çok daha derin kökleri var" başlıklı bir makalesi yayınlandı:

"Türk-Amerikan ilişkileri krizde. Temsilciler Meclisi'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin öldürülmesini soykırım olarak ilan eden tasarısı yalnızca sebeplerden biri ve doğrusu tuz biber ekti. Türk-Amerikan ilişkileri yıllardır kötüleşmektedir ve bunun açıklaması basit ve kesindir: Washington'un siyasileri birçok alanda Türkiye'nin dış politika çıkarlarına geniş ölçüde ve temelden zıttır.

ABD'nin son 16 yıl boyunca Irak siyasetleri Türkiye için felaket oldu. Irak Kürtleri 1991'deki Körfez Savaşı'ndan bu yana bütün zamanların en büyük özerkliğini elde ettiler ve şimdi de facto bağımsızlığın eşiğindedir. Irak'ta böylesi bir Kürt varlığı, Türkiye'de Kürt ayrılıkçılığını kamçılıyor. Dahası Washington İran'a karşı Kürt teröristleri desteklemektedir.

Türkiye, 30 yıldan fazladır içeride Marksist, sosyalist, sağcı, Kürt, İslamcı siyasi şiddetle ve terörizmle mücadele ediyor. ABD'nin Ortadoğu'daki siyasileri önemli ölçüde şiddeti ve köktendinciliği bölge çapında tahrik etmektedir ve El Kaide'yi Türkiye'nin kapısının önüne getirmiştir."

Türkiye Hıristiyanların "rekonkista" veya "Şark meselesi" Yahudilerin son seferde fethedilecek "Edom ülkesi" ile ezoterik güç simsarlarının Yeni Dünya Düzeni politikalarının kıskacı arasındadır. Yeni bir İstiklal Harbi şartları her gün biraz daha kapımıza yaklaşıyor.

devamı