Translate

gaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2024 Pazar

Çanakkale

 

I.Dünya Savaşı'nda her yerde zehirli gazları ilk kez Almanların kullandığından bahsederler, ama Mustafa Kemal Atatürk dışında kimse İngilizlerin Çanakkale'de zehirli gaz kullandığından bahsetmez!...

Mustafa Kemal 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grubu Kumandanı oluyor. İşte bu savaşlar esnasında bir gün subaylar ve askerler arasında şu havadis yayılıyor: ''Düşmanlar zehirli gaz kullanacakmış.''

1. Cihan Savaşı'nda bu en korkunç maneviyat bozucu bir haber niteliğindedir.  Mustafa Kemal diyor ki:

''Ben düşündüm, buna karşı koyacak herhangi bir tedbire ve vasıtaya o zaman Türk ordusu malik değildi. Derhal şu fikri ileri sürdüm. Düşman zehirli gazı kullansa da bize tesir etmez, çünkü onlar deniz kenarındaki düzlük ovada, biz ise daha yükseklerdeyiz. Bu haber ordu birlikleri arasında yayıldı. Hakikaten düşman ufak bir deneme yaptı ise de, o sırada rüzgâr istikametinin değişmesi de bize yardım ederek, bu gaz belasından kurtulmuş olduk, böylece de erlerimizin maneviyatı, bize inançları kuvvetlendi.'' 


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN 

KARLSBAD ANILARINDAN...




* Winston Churchill'in notlarının yer aldığı Churchill Archives Centre'dan edinilen belgelere göre, dönemin savaş bakanı Churchill, Türkler'in 'insan değil, barbar olduklarını ve bu nedenle de üzerlerinde zehirli gaz kullanılabileceğini' savunmuştur.

Gazze'de bile zehirli gaz kullanılmıştı! 1917'de Gazze Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıydı! Churchill'in "düşman" dediği Türkler'di!

The Guardian Gazetesi:

İngilizler kimyasal silah kullanımına yabancı değildi. General Edmund Allenby, 1917'deki üçüncü Gazze savaşı sırasında düşman mevzilerine 10.000 kutu boğucu gaz atmış ve bunun etkisi sınırlı kalmıştı. Ancak Birinci Dünya Savaşı'nın son aylarında, Wiltshire'daki Porton'da bulunan hükümet laboratuarlarındaki bilim adamları çok daha yıkıcı bir silah geliştirdiler; çok gizli "M Cihazı", difenilaminekloroarsin adı verilen son derece zehirli bir gaz içeren patlayan bir mermi. Bu silahın geliştirilmesinden sorumlu olan Tümgeneral Charles Foulkes, bu silahı "şimdiye kadar tasarlanmış en etkili kimyasal silah" olarak nitelendirmiştir.

İlk iki harekatta İngilizler yenilmişti... Üçüncüsünde gaz kullanan İngilizler (General Edmund Allenby) Türkleri yendi!


HATIRLIYORUZ

ÇANAKKALE //


*


In World War I, everywhere they mention that the Germans were the first to use poisonous gases, but no one, except Mustafa Kemal Atatürk, mentions that the British used poisonous gases at Gallipoli!....

Mustafa Kemal became the Commander of Anafartalar Group on 8 August 1915. One day during these battles, the following rumour spread among the officers and soldiers: "The enemies will use poison gas."

In the 1st World War, this was the most terrible demoralising news.  Mustafa Kemal says:

"I thought, the Turkish army did not have any measures and means to counter this at that time. I immediately came up with the idea that even if the enemy used poison gas, it would have no effect on us, because they were on the flat plain by the sea and we were on higher ground. This news spread among the army units. Indeed, the enemy made a small test, but the change in the direction of the wind at that time also helped us to get rid of this gas scourge, and thus the morale of our soldiers and their belief in us strengthened."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 

FROM KARLSBAD MEMORIES...


Even in Gaza! Which was against the Turkish army and not against the Araps! Because in 1917 Gaza was a part of the Ottoman Empire!

According to the documents obtained from the Churchill Archives Centre, which contains Winston Churchill's notes, Churchill, the war minister of the time, argued that the Turks were 'barbarians, not human beings, and therefore poison gas could be used on them'.

The Guardian:

The British were no strangers to the use of chemical weapons. During the third battle of Gaza in 1917, General Edmund Allenby had fired 10.000 cans of asphyxianting gas at enemy positions, to limited effect. But in the final months of the first world war, scientists at the governmental laboratories at Porton in Wiltshire developed a far more devastating weapon; the top secret "M Device", an exploding shell containing a highly toxic gas called diphenylaminechloroarsine. The man in charge of developing it, Major General Charles Foulkes, called it "the most effective chemical weapon ever devised."

In the first two operations the British were defeated... in the third, the British using gas (General Edmund Allenby), defeated the Turks!..


WE REMEMBER

ÇANAKKALE-TÜRKİYE //


5 Ağustos 2015 Çarşamba

Ülkemizdeki petrol ve doğal gaz rezervleri Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğunlaşmıştır.





PİGM verilerine göre Türkiye’de 2009 yılı sonu itibariyle açılan toplam kuyuların %17’si Marmara Bölgesinde açılmıştır. Trakya bölgesinde PİGM verilerine göre 356 adet petrol arama kuyusu açılmıştır. Bu kuyulardan Kırklareli ve Tekirdağ’da bulunan 194 tanesinde rezerv tespiti yapılmıştır.

Kırklareli’nde 35, Tekirdağ’da 63 tane olmak üzere toplam 98 adet kuyuda üretim yapılmaktadır.

Yerli ve yabancı petrol arama şirketlerinin Trakya bölgesine ilgisi yüksek seviyededir. 2009 yılındaki arama ruhsatları verilerine göre arama ruhsatlarının %69’u TPAO’ya kalan %31’i ise yerli ve yabancı özel şirketlere aittir.


TPAO tarafından verilen rakamlara göre 2010 yılında TPAO’nun yurtiçi ham petrol üretimi 12,7 milyon varil olmuştur. Bu üretimin sadece %1’i Trakya bölgesinden elde edilmiştir.45 Buradan hareketle bölgedeki rezervlerin henüz tamamının değerlendirilmediği sonucu elde edilebilir. Trakya bölgesinde PİGM’den ruhsat almak suretiyle arama çalışmasına devam eden birçok yerli ve yabancı şirket bulunmaktadır. Fakat, PİGM’in yayımladığı veriler kısıtlı olduğu için mevcut durumda devam eden arama çalışmalarının net istatistikleri verilememektedir.


Trakya bölgesinin yerli doğal gaz üretimine önemli katkısı bulunmaktadır. 2010 yılında TPAO tarafından yapılan 260,7 milyon Sm3 doğal gaz üretiminin %94,7’lik kısmı Trakya bölgesinde gerçekleşmiştir. 













Gelelim Kanal Projesine : 


Son Hükümetin  değil , Ecevit'in de değil, Bir Amerikan Projesi!!




Probable Enemy Avenues of Approach    
30 years later, of course, Turkish-Russian relations were even worse. These maps, from the Joint American Military Mission for Aid to Turkey reflect early cold war American expectations about how the communists would attack Turkey. 

Though a good deal of strange conspiracy theories have arisen from the mistaken assumption that whatever the military makes plans for reflects its official policy, these maps at the very least are a reminder that at the time, an invasion like this and the world war it would trigger were considered real possibilities. The Turkish defense of Istanbul at this time was centered around the Catalca line, running across Thrace on the raised ground north of Buyukcekmece, the same point where the Ottoman army held off Bulgarian forces in 1913. 

A more controversial subject, between American military planners and their Turkish colleagues, was where America would mount its defense. One plan, understandably unpopular with Turkish leaders, involved writing off most of Anatolia and trying to stop the Russian advance into the Middle East at the Taurus mountains north of Adana.

Finally, though not suitable for an amphibious landing, Midye, now called Kiyikoy, is a delightful place for a weekend trip from Istanbul.














AKILLI PROJEYMİŞ !!!!






ilgili: