Translate

26 Temmuz 2016 Salı

Laiklik ve Jandarma Türk'tür...





Laiklik Fransız değil Türk icadı!
Yazar Cengiz Özakıncı, “Laikliği Fransızların icat ettiği bir uydurmadır.



Vahye dayalı dinsel toplumlarda laiklik devrimi dünyada ilk kez 1050-1060 yıllarında Türkler tarafından, Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Tuğrul Bey’in devrimi yalnızca Atatürk’ün laiklik devrimine değil, Fransız Devrimi’ne de örnek olmuştur. Yani Fransız Devrimi’nde Türk etkisi, Tuğrul Bey’in damgası var.”dedi.

Başkent Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Batı’dan Alındığı Savlanan Atatürk Devrimlerinin Türk Tarihi’ne Dayanan Kökenleri” konulu konferansta konuşan Yazar Cengiz Özakıncı, “Atatürk’ün Devrimleri’ni anlayabilmemiz için, o devrimlerin toplumda hangi dönüşümlere yol açtığını bilmemiz gerektiği gibi, kökenlerini de bilmemiz gerekiyor.Bu nedenle, Atatürk Devrimleri’nin Batı’da zannedilen kökenlerinin aslında pek çoğunun Türk Tarihi’nde kökleri olduğunu anlatmak istedim. Atatürk’ün, devrimlerinin kökenlerini neden Türk Tarihi’ne dayandırdığını anlayabilmek için de, O’ndaki Türk tutkusunu bilmemiz gerekir.”dedi.1854’te Kırım Savaşı yıllarında, o güne dek Batı tarafından ‘barbar’ olarak adlandırılan Türklerin, faizle borç alarak Batı sistemine entegre olmasıyla bir anda ‘uygar’ olarak nitelendirildiğini anlatan Özakıncı, “Uygar görülen Türkler, bundan kısa süre sonra 1868’lerde, İngiltere Başbakanı William Ewart Gladstone isimli bağnaz bir isim tarafından ‘barbarlık’ statüsüne evrilmeye başladı.Padişah Abdülaziz döneminde, alınan dış borçlar ödenemeyince Türkler yeniden ‘barbar’ oldu.”görüşlerine yer verdi.1914’te ise yine İngiltere Başbakanı Lloyd George’un, Türklerin insanlığa hiçbir katkıda bulunmadığı iddia ettiğini dile getiren Özakıncı, George’un, ‘Türkler insanlığın kanseridir’ biçimindeki sözlerini anımsattı.

DEVRİMLER TÜRK KÖKENLİ...

Osmanlı adına Paris Konferansı’na katılan Damat Ferit’in galip devletlerin taleplerine karşılık, Onlar Konseyi’nin bu taleplere yanıtını tüm gazetelerde yayımlattığını dile getiren Özakıncı, şöyle dedi: “Lloyd George’un 1914’teki Türklere hakaretlerinin bir benzerini, altına on devlet imza atmış olarak bildiri biçiminde yayımlarlar.Damat Ferit bu bildiriyle Paris’ten kovuluyor. Atatürk’ten bu bildiriye bir yanıt vermesi isteniyor. Atatürk de bu bildiriye bir yanıt veriyor. Atatürk’ün bu olayın yaşandığı 1919’dan sonraki etkinliklerinde, ileri atılımlarında, devrimlerinde; her birini Türk kökenine bağladığını görüyoruz.Yaptıklarının her bir açıklamasında, ‘Bizim tarihimizde şurada şu olmuştur, biz bunu tekrar dirilttik’ diyor. Asla Batı’ya bağlamıyor. İşte Atatürk’te yaptığı devrimleri tamamen Türk kökenlere bağlama tutkusu, o galip devletlerin bildirisinin Atatürk’ün içine işlediğini ve ona yanıt vermeyi yaşamı boyunca yaptığı devrimleri ‘Bunlar da Doğu kökenli’ diye kafalarına vurarak kanıtladığını gösteriyor.”

LAİKLİK SELÇUKLU'DA BAŞLADI!

Atatürk’ün en önemli kabul edilen devriminin laiklik olduğunu vurgulayan Yazar Özakıncı, Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Tuğrul Bey’in, halifenin yetki ve görev alanını sınırlandırdığı, halifenin devlet işleriyle bağını tamamen kopardığını anlatırken, şu görüşlere yer verdi: “O andan itibaren İslam’da dünya-devlet işleri ile din işleri tak diye ayrılmıştır. Bugün ders kitaplarında laikliğin öncüsü diye belletilen, ‘laikliği biz icat ettik’ diye böbürlenen Fransızlar, o tarihte yazı bile yazmıyorlardı. Türkiye’de Fransız Büyükelçiliği’nin internet sitesinde ‘Dünya ölçüsünde laikliğin bir Fransız icadı olduğunu yazabiliriz’ deniliyor. Laikliği Fransızların icat ettiği bir uydurmadır. Semavi dinlerde laiklik tamamen Türk icadıdır. Fransız Devrimi’nde bile Tuğrul’un etkisi vardır. Tuğrul hem din işleriyle, devlet işlerini ayırmış; hem de halifenin muhatabı olarak vezirini göstermiştir.Atatürk 1922’de saltanatla hilafeti ayırırken, Tuğrul’un 1050’li yıllardaki bu yaptığını Nutuk’ta belirtmiş, ‘İşte biz aynen böyle yapıyoruz’ diyerek, bu yaptığında Selçuklu Sultanı Tuğrul’u izlediği örneğini tüm dünyaya ilan etmiştir.

Bir yandan da, ‘Siz yapmayı değil, yıkmayı bilirsiniz’ diyen o bildiriye yanıt vermiş oldu. Fransız Devrimi’nin ünlü kuramcılarından Voltaire de, Tuğrul Bey’in yaptığı devrimi çok iyi kavramış ve Fransız Devrimi’nin öncesindeki eserlerinde yer vermiştir.Vahye dayalı dinsel toplumlarda laiklik devrimi dünyada ilk kez 1050-1060 yıllarında Türkler tarafından, Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir.Tuğrul Bey’in devrimi yalnızca Atatürk’ün laiklik devrimine değil, Fransız Devrimi’ne de örnek olmuştur. Fransız Devrimi’nin düşünsel temellerini kuran isimlerden Fransız doğubilimci Joseph de Guignes’in de eserlerinde övgüyle Tuğrul Bey’in yaptıklarından söz ettiğini görüyoruz. Yani Fransız Devrimi’nde Türk etkisi, Tuğrul Bey’in damgası var.”

Atatürk’ün akılcı ve bilimci eğitim devriminde Kutadgu Bilig’i kaynak aldığını ifade eden Özakıncı, Cumhuriyet devrimi konusunda da Atatürk’ün, Selçuklu Devleti’nin dağılmasından sonra kurulan beyliklerden birisi olan Ankara Cumhuriyeti isimli bir bölgeyi tarih okumaları sırasında görmesiyle, bunu kaynak gösterdiğini açıkladı.Atatürk’ün Cumhuriyet’in kaynağını, Batı’ya ya da Fransa’ya değil; 1343-1354 arasında Anadolu’da kurulduğunu okuduğu bir Cumhuriyet’e dayandırdığını dile getiren Özakıncı, giyim ve şapka devrimi konusunda da kaynağın, ‘Batı tarzı giyim’ denilen ceket ve pantolon konusunda içinde Türklerin de bulunduğu İskitler, şapka konusunda ise Orta Asya olduğunu sunumundaki fotoğraf ve belgelerle anlattı.

Yurttaşlık devriminin kaynağının da, İskitlerdeki ‘varsayımsal kandaşlık’ olduğunun altını çizen Özakıncı, harf devriminin de Türk kökenine dayanan bir tarihi olduğunu ifade ederken, Latin Alfabesinin Sümer ve Göktürk Abecesi’nden türediğini söyledi.Özakıncı, Atatürk’ü her yıl artan bir ilgi ve önemle anmak ve anlamak durumunda olduğumuzu belirtirken, “Atatürk yaptığı tüm devrimlerin kökenlerini özellikle Türk Tarihi’ne bağlayarak vurgulamıştır. ‘Batı’dan aldık, Batı’dan edindik’ yok.

İşte bunun nedeni, Türklerin Batı tarafından ‘uygarlık yıkıcılığı’yla damgalanmış olmasına da verdiği yanıttır.”dedi.


Sabriye AŞIR
13 Kasım 2014 Odatv







TIPKI "JANDARMA" KELİMESİNİ FRANSIZLARDAN ALMAYIP VERDİĞİMİZ GİBİ!
"Orta Çağda kurulmuş Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Karahanlılar, Gazneliler, Harizmşahlar, Eyyubiler ve Memluk devletleri gibi Türk-İslam devletlerinde “candar” tabir olunan kuvvetler vardı....  Fransa’da ilk “Maraşose” (Yol Güvenlik) bölükleri, Osmanlılardaki “Derbent” ve “Belderen” teşkilatlarına benzer bir şekilde 1501 yılında kurulmuştur. 
Fransızca “mare’chausse’e”, jandarma anlamına gelmektedir."








"SECULARiSM" AND "GENDARME" İS NOT FRENCH OF ORİGİN!